Mayata Vision

İhracatçı Üreticiler İçin Yurt Dışı Müşteri Bulma: Fuardan Sonraki Sistem

2 Ağustos 2026 · Yazar: Mayata Vision · ~28 dakika okuma
Kısaca — Bu Yazının Özeti
  • Fuarı ve acenteyi bırakmayın. Bunların yanına size ait bir İngilizce dijital altyapı kurun — çünkü fuar biter, acente değişir, ama sizin siteniz ve müşteri kayıtlarınız sizde kalır.
  • İngilizce site, Türkçe sitenizin çevirisi olmamalı. Yabancı alıcının "bu firma benim işimi yapabilir mi" sorusunu yanıtlayan bir tedarikçi değerlendirme sistemi olmalı.
  • Kanallar farklı iş yapar: Google zaten tedarikçi arayanı bulur, LinkedIn hedef fabrikadaki satın almacıya ulaşır, pazaryerleri hazır talebe hızlı erişim verir.
  • Kampanyayı "form başına kaç lira" ile değil, kazanılan müşteriden gelen brüt kâr ile ölçün. 3–12 aylık satış sürecinde ucuz form pahalı, pahalı görünen teknik talep çok kârlı olabilir.
  • Devlet destekleri gerçek ama otomatik değil. Reklam faturanızın yarısı kendiliğinden geri gelmez; desteklerin çoğu yurt dışı birim, marka tescili veya çevrim içi satış şartına bağlıdır.

Bursa Üretiyor, Ama Yurt Dışında Görünmüyor

Rakamlarla başlayalım. Uludağ İhracatçı Birlikleri verilerine göre Bursa 2025'te 17 milyar 862 milyon dolar ihracat yaptı ve İstanbul ile Kocaeli'nin ardından Türkiye üçüncüsü oldu. Ülke ihracatının %6,53'ü tek bir şehirden çıktı. Sektör dağılımı da şehrin sanayi karakterini net gösteriyor:

Sektör2025 ihracatıPay
Otomotiv endüstrisi9,2 milyar $%51,5
Makine ve aksamları1,32 milyar $
Hazır giyim ve konfeksiyon1,29 milyar $
Tekstil ve hammaddeleri1,23 milyar $
Kimyevi maddeler925 milyon $
Çelik830 milyon $
Mobilya, kâğıt ve orman ürünleri780 milyon $

Bu tablo bir şeyi çok net söylüyor: Bursa'nın üretim veya ihracat kabiliyeti sorunu yok. Sorun, bu kabiliyetin dijital ortamda doğru alıcılara gösterilememesi. Almanya'daki bir satın alma müdürü tam sizin ürettiğiniz parçayı ararken, arama sonuçlarında sizi değil Polonyalı veya Çinli bir rakibi buluyor.

Türkiye'de yaygın model şu: fuara gidilir, birkaç kartvizit toplanır, bir de yurt dışı acentesi tutulur. Bu model çalışıyor — ama üç sorunu var. Birincisi, fuar yılda bir veya iki kez. İkincisi, acente ayrıldığında müşteri ilişkisi de onunla gider. Üçüncüsü, bu modelde talep size gelmez, siz talebin peşinden gidersiniz.

Bu yazının amacı fuarı veya acenteyi kötülemek değil. Amaç, bunların yanına yıl boyu çalışan, size ait bir sistem kurmak. Bu sistemin kurulduğu yerde fuar da daha verimli olur; çünkü fuarda tanıştığınız alıcı akşam otelde firmanızı aradığında karşısına ciddi bir teknik site çıkar.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nın UR-GE (Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi) çalışmaları da tekstil, otomotiv yan sanayi, makine-otomasyon ve mobilya gibi alanları kapsıyor. Yani şehirde hem sektör kümesi hem de kurumsal destek altyapısı mevcut. Eksik olan çoğu firmada tek bir şey: kendi dijital talep üretme sistemi.

Sistemin Beş Katmanı

"İhracat için dijital pazarlama" dendiğinde çoğu firmanın aklına tek şey geliyor: Google reklamı vermek. Oysa çalışan sistem beş katmandan oluşur ve alt katman eksikse üst katman para yakar.

KatmanGöreviBaşarı ölçütü
1. İngilizce siteÜretim kabiliyetini ve ticari güveni kanıtlamakNitelikli ziyaretçi, teklif talebi oranı
2. Google AdsZaten tedarikçi arayan talebi yakalamakNitelikli teklif talebi başına maliyet
3. LinkedInBelirli şirketlerdeki karar vericilere ulaşmakNitelikli şirket ve fırsat sayısı
4. PazaryerleriHazır alıcı havuzuna hızlı erişmekKazanılan müşteri başına maliyet
5. Müşteri kayıt sistemi (CRM)3–12 aylık satış sürecini kaynağa bağlamakTeklif, sipariş, brüt kâr

Sıralama tesadüf değil. Site hazır değilken reklam vermek, kapısı kilitli dükkâna müşteri çağırmaktır. Müşteri kayıt sistemi yokken de hangi reklamın gerçekten sipariş getirdiğini asla bilemezsiniz — çünkü siparişin geldiği ay, reklamın tıklandığı aydan altı ay sonradır.

Kim Olduğunuzu Anlatmak: Konumlandırma

Yabancı sitelerde en sık gördüğümüz cümle: "We are a high-quality manufacturer in Turkey." Bu cümle hiçbir şey söylemiyor. Dünyadaki her üretici aynı şeyi yazıyor.

Uluslararası satın almacı coğrafyadan önce şunları arar: risk, kalite, fiyat, kapasite, termin ve uyum. "Türk üreticisi" olmak bir avantaj olabilir (Avrupa'ya yakınlık, nearshoring), ama tek başına satmaz. Konumlandırma şu formüle oturmalı:

Belirli bir alıcı segmenti için, belirli teknik standardı karşılayan, kanıtlanabilir üretim kabiliyeti ve net ticari teslim modeli.
SektörZayıf mesajGüçlü mesaj
Tekstil"High-quality textile manufacturer""Low-MOQ private-label workwear manufacturer with traceable fabric sourcing and EU delivery capability"
Makine"We manufacture industrial machines""Custom end-of-line automation systems for food and packaging plants, from engineering to commissioning"
Otomotiv yan sanayi"Automotive spare parts supplier""IATF-oriented metal component supplier supporting prototype, PPAP documentation and serial production"
Mobilya"Furniture factory in Turkey""Contract furniture manufacturer for hotel and retail projects, including shop drawings, sampling and mixed-container production"

Farkı görüyor musunuz? Sağ sütun alıcının kafasındaki soruyu doğrudan yanıtlıyor: "Benim işimi yapabiliyor musun?"

Sertifikalar konusunda kritik uyarı: Sadece gerçekten sahip olduğunuz kapsam için sertifika ifadesi kullanın. Otomotivde IATF, PPAP ve izlenebilirlik; tekstilde OEKO-TEX, GRS veya GOTS; makinede CE ve teknik dosya; mobilyada yangın ve malzeme uyumluluğu öne çıkar. Ama sadece logo koymak yeterli değil — hatta zararlı. Ciddi alıcı kapsamı, belge numarasını, geçerlilik tarihini ve hangi ürün grubunu kapsadığını görmek ister. Logo koyup detay vermemek, denetimden geçemeyeceğiniz izlenimi yaratır.

Hangi Ülkeye Girmeli? Pazar Seçimi

"En büyük pazar" mantığı yanıltıcıdır. ABD dünyanın en büyük pazarı olabilir; ama sizin için reklam maliyeti, lojistik ve satış geliştirme yükü nedeniyle en zor pazar da olabilir. Her ülkeyi şu beş değişkenle puanlayın:

Pazar Puanı = (Talep × Ürün-Pazar Uyumu × Brüt Marj × Kazanma Olasılığı)
              ÷ (Rekabet ve Operasyon Riski)

Dört ana pazarın pratik karakteri şöyle:

  • Almanya: Bursa sanayisi için en doğal aday. Teknik tedarik zincirleri yakın, coğrafi avantaj var. Ama sadece İngilizce kampanyayla sınırlı kalmayın — Almanca arama talebi ciddi hacimli ve Almanca sayfa olmadan bu talebi yakalayamazsınız.
  • ABD: Kontrat büyüklüğü yüksek, ama reklam, lojistik ve satış maliyeti de yüksek. Uzun soluklu bütçe ister.
  • Birleşik Krallık: Dil bakımından en kolay başlangıç. Tek İngilizce içerikle test edebilirsiniz.
  • BAE ve Körfez: Distribütör, proje, inşaat ve otelcilik üzerinden fırsat var. Ancak gerçek üretici talebi ile ticaret şirketi talebini ayırmak şart — yoksa vaktinizin çoğu aracıyla geçer.

İlk aşamada dört ülkeye birden dağılmak yerine ikiye odaklanın:

Üretici tipiÖnerilen ilk iki pazar
Teknik makine ve otomasyonAlmanya + Birleşik Krallık
Otomotiv ve hassas metal parçaAlmanya + ABD
Tekstil ve özel markalı üretimBirleşik Krallık + Almanya
Proje mobilyası ve iç mekânBirleşik Krallık + BAE
Standart katalog ürünleriGoogle + Alibaba/Europages testi

İngilizce Site: Çeviri Değil, Satış Aracı

Dil ve adres yapısı

Google'ın çok dilli site rehberi net: her dil sürümü için ayrı adres (URL) kullanın ve bu sürümler arasındaki ilişkiyi hreflang etiketiyle belirtin. Google sayfanın dilini hreflang'dan veya HTML lang özniteliğinden değil, sayfadaki görünür içerikten anlar.

Bu yüzden "ziyaretçinin IP adresine bakıp aynı adreste içeriği değiştiren" sistemler tehlikelidir. Google'ın tarayıcısı çoğunlukla ABD'den gelir ve her zaman dil bilgisi göndermez — sonuç olarak Almanca sayfanız hiç görülmeyebilir.

Bursa'daki bir KOBİ için en yönetilebilir yapı:

example.com/tr/
example.com/en/
example.com/de/

İçerik ve ticari teklif ülkeye göre gerçekten değişiyorsa daha detaylı sürümler açılabilir (/en-gb/, /en-us/, /en-ae/). Ama dikkat: sadece şehir veya ülke adını değiştirip aynı metni çoğaltmak fayda değil zarar getirir. Eğer İngiliz ve Amerikan sürümleri arasında teslim koşulları, sertifikasyon beklentileri, terminoloji, ölçü birimleri veya lojistik modeli bakımından anlamlı fark yoksa tek bir /en/ sürümü daha sağlıklıdır.

Alt klasör yapısı (site.com/en/) çoğu KOBİ için doğru tercihtir; tek alan adının gücünü korur ve yönetimi kolaydır. Ayrı ülke alan adları (site.de) ancak o ülkede yerel ekibiniz, yerel içeriğiniz ve uzun vadeli yatırımınız varsa mantıklıdır.

hreflang kurulumu

Her sayfa hem kendisini hem diğer tüm dil karşılıklarını göstermeli; ilişkiler karşılıklı olmalı. Dil eşleşmesi olmayan ziyaretçiler için x-default kullanılır:

<link rel="canonical"
      href="https://www.example.com/en/custom-cnc-machining/" />

<link rel="alternate" hreflang="en"
      href="https://www.example.com/en/custom-cnc-machining/" />
<link rel="alternate" hreflang="en-GB"
      href="https://www.example.com/en-gb/custom-cnc-machining/" />
<link rel="alternate" hreflang="de-DE"
      href="https://www.example.com/de-de/cnc-lohnfertigung/" />
<link rel="alternate" hreflang="x-default"
      href="https://www.example.com/en/custom-cnc-machining/" />

En sık yapılan hata: Almanca sayfanın canonical etiketini İngilizce sürüme yönlendirmek. Bunu yaparsanız Almanca sayfanız Google'a "asıl sayfa bu değil" der ve arama sonuçlarına hiç girmez. Her dil sürümü kendisine canonical vermelidir.

Otomatik IP yönlendirmesi yerine görünür bir dil/ülke seçici koyun. Ziyaretçinin seçimi hatırlanabilir, ama arama motorunun bütün adreslere doğrudan ulaşabilmesi korunmalıdır.

Site yapısı: departmanlara göre değil, alıcıya göre

Çoğu üretici sitesi şirket şemasına göre kurulur: Hakkımızda, Kalite, İnsan Kaynakları, İletişim. Oysa yabancı alıcı bunları aramıyor. Doğru bilgi mimarisi alıcının tedarikçi arama sürecine göre kurulur:

Markets / Industries          (Hangi sektörlere üretiyorsunuz?)
Capabilities                  (Ne yapabiliyorsunuz?)
Products or Solutions         (Neler üretiyorsunuz?)
Materials and Processes       (Hangi malzeme ve yöntemlerle?)
Quality and Certifications    (Kalite güvenceniz nedir?)
Case Studies                  (Benzer işi daha önce yaptınız mı?)
Factory and Capacity          (Kapasiteniz yeter mi?)
Logistics and Export          (Ülkeme teslim edebilir misiniz?)
Technical Resources           (Teknik doküman var mı?)
Request for Quotation         (Nasıl fiyat alırım?)

Her ana ürün veya üretim kabiliyeti kendi sayfasına sahip olmalı. "Products" altında otuz tane PDF katalog yayımlamak yerine, Google'ın okuyabileceği HTML sayfalarında teknik içerik sunun. PDF katalog destekleyici materyal olarak kalsın — çünkü Google PDF içeriğini HTML kadar iyi değerlendirmez ve alıcı da indirmek zorunda kalmak istemez.

Yüksek niyetli sayfa örnekleri:

Arama niyetiSayfa
Üretici arayışıcontract-textile-manufacturer
Teknik kabiliyetfive-axis-cnc-machining-services
Sektörel tedarikautomotive-stamped-metal-parts-supplier
Özel üretimcustom-hotel-furniture-manufacturer
Malzeme ve süreçstainless-steel-laser-cutting-and-bending
Coğrafi tedarikoem-manufacturer-turkey-for-uk-buyers

Dikkat edin: bu sayfalar alıcının kullandığı kelimelerle yazılıyor — supplier, manufacturer, OEM, contract manufacturing, private label, custom, nearshoring. Türkçe "ihracat için dijital pazarlama" gibi kelimeler sizin değil, bizim gibi ajansların içeriği içindir.

Google artık siteleri önce mobil sürümünden değerlendiriyor. Yani mobil ve masaüstü sürümlerde ana içerik, bağlantılar, görseller, alt metinler ve yapılandırılmış veri eşdeğer olmalı. Mobilde içeriğin yarısını gizleyen tasarımlar sıralamanızı doğrudan düşürür. Bu tarafı web tasarım & CRO hizmetimizde kuruyoruz.

Bir ürün sayfasında mutlaka olması gerekenler

İçerikAlıcının kafasındaki soru
Ürün ve uygulama tanımıTam olarak ne üretiyorsunuz?
Malzeme ve teknik aralıkBenim çizimime uyabilir misiniz?
Üretim ekipmanı ve yöntemGerçek üretici misiniz, aracı mı?
Tolerans ve kalite kontrolüTeknik riski yönetebilir misiniz?
Sertifika kapsamıSektörüme uygun musunuz?
Kapasite ve minimum siparişHacmimi karşılayabilir misiniz?
Numune ve prototip süreciDüşük riskle başlayabilir miyiz?
Ortalama terminProjeme yetişebilir misiniz?
İhracat ve lojistik tecrübesiÜlkeme daha önce gönderdiniz mi?
Vaka çalışmasıBenzer bir problemi çözdünüz mü?
Teknik teklif formuHızla fiyat alabilir miyim?

Teklif formu hakkında: Sadece ad, e-posta ve mesaj istemek en yaygın hatadır — bu formdan gelen taleplerin çoğu değerlendirilemez. Şirket adı, ülke, ürün, yıllık hacim, teknik standart, hedef tarih ve dosya yükleme alanı ekleyin. Çizim yükleyebilen bir alıcı, gerçekten proje sahibi olan alıcıdır. Ama formu da aşırı uzatmayın; kalan detayları satış ekibiniz ikinci adımda toplayabilir.

Google Ads: Zaten Arayanı Yakalamak

Ülke ve dil ayrı şeylerdir

Google Ads'te dil hedeflemesi ve konum hedeflemesi iki ayrı ayardır ve çoğu üretici burada hata yapar.

Konum hedeflemesinin varsayılan ayarı, sadece hedef ülkede fiziksel olarak bulunanları değil, "o ülkeye ilgi gösteren" kişileri de kapsar. Yani Almanya'yı hedeflediğinizde Hindistan'dan "Germany supplier" arayan bir aracı da reklamınızı görebilir. İhracat kampanyalarında başlangıç için "hedef konumlarda bulunan veya düzenli olarak bulunan kişiler" seçeneği çok daha kontrollüdür.

Kampanya yapısı

Kampanyaları şu hiyerarşiyle kurun ve isimlendirin:

DE | German  | CNC Machining | Supplier Intent
DE | English | CNC Machining | Supplier Intent
DE | German  | Brand / Remarketing

Almanya'da İngilizce kampanya uluslararası satın alma ekiplerini yakalar; Almanca kampanya ise yerel talebi. Bunları aynı kampanyaya doldurursanız hangisinin işe yaradığını göremezsiniz. Ve unutmayın: Almanca kampanya için Almanca açılış sayfası şart.

Tıklama maliyeti gerçekte ne kadar?

Google açık artırmalı bir sistem olduğu için "Almanya'da makine tıklaması tam olarak şu kadardır" diye sabit bir fiyat yoktur. Gerçek rakamı ancak kendi hesabınızda, kendi kelimelerinizle Anahtar Kelime Planlayıcı çalıştırarak görürsünüz.

Yine de bütçe senaryosu kurabilmek için yön göstergesi lazım. WordStream'in sektörler genelindeki derlemesinde ortalama Google arama ağı tıklama maliyeti 5,26 dolar seviyesinde raporlanıyor; B2B hizmet veri setlerinde 3–5,5 dolar aralığı görülüyor. Ülke bazında ise Almanya ABD'ye göre belirgin şekilde ucuz, BAE ve Birleşik Krallık arada kalıyor.

Bunlardan hareketle, marka dışı, yüksek niyetli üretici sorguları için planlama bantları:

PazarPlanlama CPCNot
Almanya3–8 USDAlmanca teknik terimler üst banda çıkar
ABD4,5–12 USDYüksek kontrat değeri, yoğun rekabet
BAE4,5–13 USDİngilizce ticari sorgularda uluslararası rekabet
Birleşik Krallık4–10,5 USDİngilizce içerik avantajlı

Bu rakamlar Google'ın resmî fiyat listesi değildir; bütçe senaryosu üretmek için hazırlanmış geniş aralıklardır. "Custom injection molding manufacturer" gibi yüksek niyetli kelimeler üst bandın da üzerine çıkabilir; genel terimler altında kalır.

Başlangıç bütçesi ne olmalı?

Bir kampanyayı 20–30 tıklamayla değerlendirmek istatistiksel olarak anlamsızdır. Karar verebilmek için bir ürün-pazar kümesinde en az 150 tıklama gerekir:

Pazar150 tıklama için model bütçe
Almanya450–1.200 USD
ABD675–1.800 USD
BAE675–1.950 USD
Birleşik Krallık600–1.575 USD

Bu 150 tıklamadan form dönüşüm oranı %2 ise üç, %5 ise yedi-sekiz talep gelir. Ve bunların hepsi nitelikli değildir. Sonuç: aylık birkaç yüz dolarlık bütçeyle iki ülkede iki ürün kümesini aynı anda test etmek anlamlı sonuç vermez. Ya bütçeyi artırın ya kapsamı daraltın.

Unsurİlk testte uygulama
Eşleme türüTam ve sıralı eşleme ağırlıklı başlayın
Negatif kelimelerjobs, salary, used, repair, DIY, free, PDF, retail
Reklam metniKabiliyet, sertifika, minimum sipariş, termin, teklif çağrısı
Açılış sayfasıAna sayfa değil — ilgili ürün/kabiliyet sayfası
Birincil hedefNitelikli teklif talebi (satışın kabul ettiği)
İkincil hedefKatalog indirme, video izleme, form başlangıcı
Teklif stratejisiYeterli veri birikmeden tam otomasyona güvenmeyin

Kampanyayı değerlendirirken tıklama sayısına değil arama terimleri raporuna bakın. Gelen taleplerin şirket alan adlarını inceleyin: gmail.com ile gelen "supplier" talebi genelde aracıdır; siemens.com ile gelen talep gerçek fırsattır.

LinkedIn: Hedef Fabrikadaki Satın Almacı

Google'ın yapamadığı bir şey var: henüz aramayan ama sizin müşteriniz olması gereken şirkete ulaşmak. LinkedIn tam olarak bunun için var.

Bütçe konusunda güncel bilgi: İnternette dolaşan "LinkedIn minimum günlük 30 dolar, minimum 100 dolar harcanmamış bütçe ister" bilgisi artık geçerli değil. LinkedIn'in güncel bütçe dokümanında sabit bir dolar minimumu yayımlanmıyor; gerekli minimum kampanya süresine göre hesaplanıp arayüzde gösteriliyor. Yani planlamayı platform minimumuna göre değil, beklenen tıklama ve talep maliyetine göre yapmalısınız.

Bağımsız kıyaslama çalışmalarında LinkedIn'in global tıklama maliyeti yaklaşık 5,58 dolar; imalat sektöründe ham talep maliyeti yaklaşık 100 dolar, Avrupa'da 120 dolar, Kuzey Amerika'da 230 dolar seviyesinde raporlanıyor. Bu çalışmaların "talep" tanımları farklı olduğu için tek rakam yerine bant kullanmak daha doğru:

PazarHam talep maliyetiNitelikli talep (ihtiyatlı)
Almanya ve Birleşik Krallık80–160 USD160–480 USD
ABD140–280 USD280–840 USD
BAE ve Körfez70–160 USD140–480 USD

"Nitelikli talep" sütunu, ham formların yaklaşık üçte biri ila yarısının gerçek şirket, doğru görev, uygun ürün ve aktif proje kriterlerini karşılayabileceği varsayımına dayanır. Teklifiniz "ücretsiz katalog" olduğunda maliyet düşer ama kalite de düşer. "Teknik görüşme", "tedarikçi değerlendirme" veya "fabrika kabiliyet incelemesi" gibi teklifler daha pahalıdır ama çok daha değerlidir.

LinkedIn'in otomatik doldurulan formları (Lead Gen Forms), kullanıcının profil bilgilerini otomatik doldurduğu için standart reklamlara göre belirgin şekilde daha yüksek dönüşüm sağlayabilir. LinkedIn'in kendi tavsiyesi: form alanlarını sınırlı tutun, üç-dört alanla başlayın ve ham maliyet yerine nitelikli talep maliyetini takip edin.

Hedeflemede şu sinyalleri birlikte kullanın:

Hedef sektör
+ şirket büyüklüğü
+ görev fonksiyonu   (procurement, sourcing, supply chain,
                      operations, engineering, plant management)
+ kıdem
+ uygun unvanlar
+ gerekiyorsa hedef şirket listesi

Ama çok fazla kriteri üst üste koyup birkaç bin kişilik aşırı dar kitle oluşturmayın — reklam dağıtılamaz ve sistem öğrenemez.

Kampanya sırası şöyle olmalı:

AşamaKampanya içeriği
Soğuk kitleFabrika kabiliyeti, teknik vaka, sektör raporu
Etkileşen kitleVaka çalışması, kalite süreci, proje videosu
Yüksek niyetTeknik görüşme veya tedarikçi değerlendirme talebi
Hedef şirket kampanyasıBelirlediğiniz şirket listesindeki karar vericiler
Yeniden pazarlamaSite ziyaretçisi, video izleyicisi, formu yarım bırakan

Gerçekçi olalım: imalat sektöründe aylık 300–500 dolarlık LinkedIn bütçesi birkaç tıklama üretir ve hiçbir şey öğretmez. Tek pazar ve tek müşteri profili için 4–6 haftalık, 2.000–5.000 dolarlık bir test daha gerçekçi bir karar zemini oluşturur. Bu tutar platform minimumu değil; beklenen maliyetlerden türetilmiş planlama önerisidir.

Pazaryerleri: Alibaba, Made-in-China, Europages

Pazaryerleri hazır alıcı havuzuna hızlı erişim sağlar. Karşılığında iki bedel ödersiniz: fiyat karşılaştırması ve platform bağımlılığı.

Fiyatlandırma konusunda dürüst olalım: Türkiye için herkese açık, standart ve bağlayıcı tek bir fiyat listesi çoğu platformda yok. Fiyatlar ülkeye, üyelik seviyesine ve satış ekibinin teklifine göre değişiyor.

PlatformMaliyet görünümü
Alibaba.comSatıştan komisyon almadığını belirtiyor. ABD'ye özel sayfada 1.999 USD/yıl örneği var; satıcı içeriklerinde Gold için ~4.700, Verified için ~12.500 USD/yıl yönsel rakamlar geçiyor. Türkiye fiyatı için teklif almanız gerekir.
Made-in-ChinaPremium üyelik ücretli; platform fiyat değiştirme hakkını saklı tutuyor. Açık güncel fiyat yayımlanmıyor. Ayrıca "audited supplier" statüsü için Çin veya Hong Kong'da kayıtlı olma şartı olabildiğinden, Türk üreticinin alabileceği doğrulama kapsamını doğrudan teyit etmesi gerekir.
EuropagesÜcretsiz temel listeleme mevcut. Daha yüksek görünürlük ve premium sıralama için ücretli paketler var; sabit fiyat yerine teklif modeli kullanılıyor. Platform ~2,6 milyon listelenmiş şirket bildiriyor (kendi beyanı, size garanti edilen talep değil).

Hangi platform kime uygun?

Üretim modeliUygun kanal
Standart, fiyatlandırılabilir, MOQ'su net ürünAlibaba veya Made-in-China testi
Avrupa'da tedarikçi keşfi, fason üretimEuropages
Çizim, gizlilik sözleşmesi ve mühendislik gerektiren özel üretimKendi site + Google + LinkedIn
Az sayıda, yüksek değerli özel makine projesiGoogle + LinkedIn hedef şirket + distribütör ağı
Otomotiv seri parçası ve tedarikçi onay süreciKendi teknik siteniz; pazaryeri ikincil

Kritik uyarı: Sadece üyelik alıp ürünleri yüklemek sonuç üretmez. Bu platformlarda hızlı yanıt, düzgün katalog yönetimi, talep takibi ve ticari ekip kapasitesi gerekir. Yüzlerce alternatif yan yana görünürken farklılaşma; doğrulama, teknik içerik, yanıt hızı ve numune süreci üzerinden gerçekleşir.

Gerçek Hesap: Hangi Kanal Kâr Ediyor?

Pazaryeri üyeliğini yıllık fiyatına bakarak değerlendirmek en pahalı hatadır. Gerçek kanal maliyeti şudur:

Toplam Kanal Maliyeti = Üyelik
                      + Platform Reklamı
                      + Katalog Operasyonu
                      + Satış Ekibi Zamanı
                      + Numune ve Lojistik

Nitelikli Fırsat Maliyeti = Toplam Kanal Maliyeti / Nitelikli Fırsat Sayısı
Müşteri Edinme Maliyeti   = Toplam Kanal Maliyeti / Yeni Müşteri Sayısı

Tamamen varsayımsal ama öğretici bir karşılaştırma:

MetrikPazaryeriKendi site + reklam
Yıllık toplam kanal maliyeti8.000 USD24.000 USD
Ham talep12080
Nitelikli fırsat1824
Kazanılan müşteri34
Müşteri edinme maliyeti2.667 USD6.000 USD

İlk bakışta pazaryeri kazanıyor. Ama tabloda görünmeyen bir şey var: ikinci sistem şirkete ait varlık üretiyor — içerik, organik sıralama, reklam verisi, yeniden pazarlama kitlesi, müşteri geçmişi. Pazaryeri üyeliği bittiğinde görünürlük büyük ölçüde kaybolur; site içeriği ve müşteri kaydı ise sizde kalır.

Doğru karar için ciro değil brüt kâr kullanın:

Kanal Katkısı = İlk Yıl Brüt Kâr
              − Müşteri Edinme Maliyeti
              − Numune, uyum ve ilk kurulum maliyeti

Örnek: Yeni müşterinin ilk yıl brüt kârı 20.000 USD
       Kanalın yıllık toplam maliyeti 30.000 USD
       Başa baş için gereken müşteri = 30.000 / 20.000 = 1,5

Operasyon riski nedeniyle hedefi 1,5 değil, üç kazanılmış müşteri olarak koyun. En sağlıklı yaklaşım pazaryeri ile kendi siteyi rakip değil, farklı görevleri olan iki kanal olarak görmektir. Pazaryeri ilk talebi hızlandırabilir — yeter ki her talep kendi kayıt sisteminize alınsın ve ilişki sizin markanız üzerinden yürüsün.

Devlet Destekleri: Ne Var, Ne Yok

Bu bölümü dikkatle okuyun, çünkü sahada en çok yanlış bilinen konu bu.

Tanıtım desteği (5973 sayılı Karar)

Yaygın yanlış inanış: "İhracatçıysam Google Ads faturamın yarısını devlet karşılar." Böyle bir genel reklam hibesi yok.

5973 sayılı İhracat Destekleri Hakkında Karar kapsamındaki tanıtım desteğinde, tanıtım giderlerinin desteklenmesi genellikle desteklenen bir yurt dışı birime veya tanıtım yapılacak ülkedeki marka tesciline / tescil başvurusuna bağlanır. Yani hedef ülkede marka tesciliniz veya ofisiniz yoksa bu kalemden yararlanmanız beklenmemelidir.

Bakanlığın 2026 destek üst limitleri tablosunda tanıtım ve pazarlama ile ilgili iki temel yıllık tavan yer alıyor: 12.329.397 TL ve 19.728.672 TL. Hangi tavanın size uygulanacağı desteğin türüne ve şirketinizin statüsüne göre değişir — bunu başvurudan önce bağlı olduğunuz ihracatçı birliğiyle teyit edin.

Temel destek oranı %50 ve destek süresi dört yıla kadar olabiliyor. Üst limitler her yıl başında (TÜFE + Yİ-ÜFE) / 2 oranında güncellendiği için eski sunumlardaki rakamları kullanmayın.

E-ihracat destekleri (5986 sayılı Karar)

Burada kritik ayrım şu: 5986 sayılı Karar ağırlıklı olarak satışın çevrim içi tamamlandığı e-ticaret/pazaryeri modeline yöneliktir. Klasik "form bırak, çizim gönder, üç ay sonra teklif ver" biçimindeki B2B modeliniz bu kapsama girmeyebilir.

Bakanlığın 2026 e-ihracat üst limitleri tablosuna göre şirketler için geçerli kalemler:

Destek kalemi (şirketler)2026 yıllık üst limit
Dijital Pazaryeri Tanıtım Desteği36.993.646 TL
Sipariş Karşılama Hizmeti Desteği36.993.646 TL
Çevrim içi mağaza ve hedef ülke e-ticaret paydaşı hizmetleri7.396.548 TL
Pazaryeri Komisyon Gideri Desteği3.698.274 TL
Şirketler için toplam yıllık üst sınır73.990.019 TL

Tabloda ayrıca B2B platformları için 19.728.673 TL'lik bir statü tavanı görünüyor; ancak bu kalem sıradan üretici-satıcıyı değil, uygun statüdeki B2B platform işletmecisini ilgilendirir. Kendinizi yanlış kategoride konumlandırmayın.

İki pratik not: Dijital pazaryeri tanıtım desteğinde tıklama başına reklamlar ve görüntülü reklamlar kapsama girebilirken üyelik bedeli, komisyon ve vergiler aynı kalem içinde otomatik desteklenmez. Çevrim içi mağaza desteğinde ise önceki yıl ihracatı bakımından bir milyon dolar eşiği gibi uygunluk şartları bulunabilir — yani ihracata yeni başlayan her mikro işletmeye açık bir site kurulum hibesi değildir.

KOSGEB Küresel Rekabetçilik Destek Programı

Bu program da doğrudan "reklam faturasının %X'ini hibe eder" biçiminde çalışmıyor. KOSGEB'in program sayfasına göre yapı, uygun işletmelerin finans kuruluşlarından kullandığı kredinin finansman maliyetinin belirli bir puanını destekliyor. Makine, yazılım, personel ve hizmet alımı kapsamında eğitim, danışmanlık, belgelendirme, test-analiz, pazarlama ve tasarım giderleri proje içinde değerlendirilebiliyor.

Uygunluk için aktif KOSGEB kaydı, güncel işletme beyanı ve limited/anonim şirket statüsü gibi şartlar var. Ayrıca son üç yılda ihracatını artıran hızlı büyüyen işletme olmak gibi seçici kriterlerden en az birini sağlamanız istenebiliyor. Program süresi ve kredi limitleri dönem çağrısına göre değişebildiği için başvuru tarihindeki güncel uygulama esaslarını kontrol edin.

Bu program şu bütünleşik proje için anlamlı olur:

Müşteri kayıt ve satış otomasyonu
+ ihracat teklif yönetimi
+ ürün veri ve doküman altyapısı
+ çok dilli dijital sistem
+ kalite / belgelendirme
+ danışmanlık ve pazarlama
+ üretim kapasitesi yatırımı

Yani tek başına Google Ads bütçesi için ağır bir proje-finansman programına başvurmak yerine, ihracat kapasitesini ve dijital satış operasyonunu birlikte dönüştüren bir proje kurgulayın.

UR-GE ve küme fırsatları

UR-GE modeli, şirketin rutin reklam bütçesinden farklı olarak ihtiyaç analizi, eğitim, danışmanlık, yurt dışı pazarlama, alım heyeti ve eşleştirme faaliyetlerini destekleyebiliyor. Bursa'da BTSO'nun çok sayıda sektörel UR-GE tecrübesi bulunduğundan; bireysel şirket bütçesinin yetmediği ülke araştırması, ortak alıcı ziyareti veya satın almacı eşleştirmesi için ilgili projeleri mutlaka değerlendirin.

İhtiyacınızMuhtemel araçKritik şart
Hedef ülkede tanıtım5973 tanıtım desteğiYurt dışı birim veya marka tescili bağlantısı
Pazaryeri reklamı5986 e-ihracat desteğiÇevrim içi satış modeli gerekir
Dijitalleşme + kapasite projesiKOSGEB Küresel RekabetçilikReklam hibesi değil, finansman desteği
Ortak pazar ve alıcı çalışmasıUR-GEİş birliği kuruluşu ve proje katılımı

Ölçüm: Neden Google Analytics Yetmez?

Burada B2B ihracatçıların en kritik teknik sorunu var. Google Analytics 4'te, satın alma dışındaki önemli etkinlikler için varsayılan geriye dönük ilişkilendirme penceresi 90 gündür (edinim etkinliklerinde 30 gün).

Şimdi düşünün: Alman satın almacı ocakta reklamınızı tıkladı, şubatta çizim gönderdi, mayısta numune onayladı, eylülde sipariş verdi. Aradan 8 ay geçti — Google Analytics bu bağlantıyı çoktan kaybetti.

Bu yüzden web analitiği davranış ve ilk temas için kullanılır; gelirin ana kayıt sistemi CRM olmalıdır. Doğru mimari şudur:

Reklam / Organik / Pazaryeri / Fuar
            ↓
   Ülke-ürün açılış sayfası
            ↓
  Form, e-posta, telefon, teklif talebi
            ↓
       CRM müşteri adayı kaydı
            ↓
  Uygun → Satışa geçti → Nitelikli → Teklif → Numune
            ↓
   Teknik onay → Müzakere → Kazanıldı / Kaybedildi
            ↓
  Google ve LinkedIn'e sonuç geri bildirimi

Her müşteri adayı için saklanması gerekenler

GrupAlanlar
KimlikKayıt no, şirket adı, şirket alan adı
KaynakKanal, kampanya, anahtar kelime, reklam
Reklam kimliğiGCLID ve diğer tıklama kimlikleri
Ticari uygunlukÜlke, sektör, ürün, yıllık hacim, MOQ
Teknik uygunlukMalzeme, tolerans, sertifika, çizim var mı
ZamanProje başlangıcı, karar tarihi, hedef teslimat
EkonomiBeklenen ciro, brüt marj, kazanma olasılığı
SonuçTeklif, kazanma/kaybetme nedeni, rakip, sipariş değeri

Çok önemli: E-posta ile gelen talepler, telefon görüşmeleri, fuar kartvizitleri ve pazaryeri talepleri de aynı aşama sözlüğüne alınmalı. Aksi hâlde dijital kanallar ayrıntılı ölçülürken fuar ve acente kanalları olduğundan başarılı görünür — ve bütçe yanlış yere kayar.

Tek "müşteri adayı" tanımı yetmez

AşamaTanım
TalepHerhangi bir iletişim veya teklif isteği
UygunHedef ülke, sektör veya şirket profiline uyuyor
Satışa geçtiSatış ekibi işleme aldı
NitelikliGerçek ihtiyaç, zamanlama ve yetki var
Nitelikli teklif talebiTeknik bilgi, hacim ve ticari şartlar yeterli
Teklif gönderildiResmî teklif çıktı
Numune / prototipNumune süreci başladı
Teknik onayKalite/teknik onay alındı
Kazanıldı / KaybedildiSipariş sonucu

Bu aşamalar CRM'de kurulduktan sonra sonucu reklam platformlarına geri gönderebilirsiniz. Google'ın çevrimdışı dönüşüm içe aktarma ve gelişmiş dönüşümler özellikleri tam olarak bunun içindir. LinkedIn tarafında da Conversions API veya CRM entegrasyonuyla nitelikli talep ve sonraki satış aşamaları aktarılabilir.

Bunu yaptığınızda algoritma "form dolduran"a değil, sipariş verene benzeyen kişiyi aramaya başlar. Fark, birkaç ay içinde talep kalitesinde açıkça görülür. Bu ölçüm altyapısını veri & optimizasyon motoru hizmetimizde kuruyoruz.

Son bir teknik not: GA4 Measurement Protocol ile çevrimdışı etkileşimleri analitiğe gönderebilirsiniz; ancak CRM'deki kişisel verileri ham biçimde analitik platformuna göndermeyin.

Bir Müşteri Adayı Gerçekte Kaç Para Eder?

"150 dolara müşteri adayı çok pahalı" cümlesi, hesap yapılmadan söylendiğinde yanlıştır. Hesabı yapalım:

Beklenen Değer = (Talep → Nitelikli oranı)
               × (Nitelikli → Satış oranı)
               × Yeni Müşteri Brüt Kârı

Örnek:
  Yeni müşteri ilk yıl brüt kârı : 25.000 USD
  Ham talep → nitelikli oranı    : %20
  Nitelikli → kazanma oranı      : %15

  25.000 × 0,20 × 0,15 = 750 USD

Yani bu senaryoda bir ham talebin istatistiksel beklenen değeri 750 dolardır. 150 dolarlık bir talep maliyeti teorik olarak gayet kabul edilebilir. Buna karşılık 20 dolara gelen ama kazanma ihtimali %1'in altında olan katalog talebi çok daha pahalıya patlar.

Nitelikli aşamadaki beklenen değer ise: 25.000 × 0,15 = 3.750 USD. Dolayısıyla LinkedIn'den 400 dolara gelen gerçek bir teknik proje, 50 dolarlık beş uygunsuz formdan çok daha değerlidir.

Aylık raporda ne olmalı?

SeviyeGöstergeler
ReklamTıklama maliyeti, tıklama oranı, arama terimi kalitesi
WebÜrün sayfası etkileşimi, form başlangıcı, dosya yükleme
TalepHam maliyet, uygunluk oranı, nitelikli talep maliyeti
SatışNitelikli sayısı, teklif oranı, numune oranı, kazanma oranı
FinansFırsat maliyeti, müşteri edinme maliyeti, brüt kâr
Zamanİlk yanıt süresi, teklif süresi, satış döngüsü

Ayrıca üç ilişkilendirme görünümünü aynı anda tutun:

  1. İlk temas: Şirketi ilk kez hangi kanal buldu?
  2. Son anlamlı temas: Teklif talebinden önceki etkili kanal neydi?
  3. Etkilenen süreç: Hangi kanallar satış sürecinde rol oynadı?

Neden üçü birden? Çünkü tipik yolculuk şöyledir: alıcı önce Google'dan gelir, iki ay sonra LinkedIn'de vaka çalışmanızı görür, fuarda satış ekibinizle tanışır ve son olarak doğrudan e-posta atar. Yalnızca son tıklamaya bakan bir rapor bütün değeri "e-posta" veya "doğrudan trafik" hanesine yazar — ve siz Google bütçesini kesersiniz.

12 Aylık Uygulama Takvimi

DönemÇalışmalarÇıktı
1. ayHedef müşteri profili, ürün-pazar matrisi, mesaj, CRM aşamaları, ölçüm planıHangi ürünün hangi ülkeye satılacağı netleşir
2. ayİngilizce ana sayfalar, ürün/ülke sayfaları, teklif formu, teknik SEOReklam verilebilir altyapı
3. ayİki pazarda Google arama pilotu, LinkedIn yeniden pazarlama, hedef şirket listesiİlk arama terimleri ve talep kalitesi görülür
4–6. ayİkinci dil, vaka çalışmaları, LinkedIn hedef şirket kampanyası, pazaryeri testiKanal ve ülke karşılaştırması
6–12. ayÇevrimdışı dönüşüm aktarımı, SEO içerik kümeleri, satış otomasyonu, distribütör geliştirmeFırsat ve müşteri maliyetine göre ölçekleme

İlk pilot için en dengeli kapsam:

1 ana ürün ailesi
+ 2 hedef ülke
+ İngilizce (gerekiyorsa 1 yerel dil)
+ 6–12 ticari açılış sayfası
+ Google arama kampanyası
+ LinkedIn yeniden pazarlama / hedef şirket testi
+ 1 CRM süreci
+ 1 pazaryeri denemesi

Bütün ürünleri ve dört ülkeyi aynı anda açmayın. Önce kanıtlanabilir bir ürün-pazar kombinasyonu bulun, sonra onu yeni ülkelere çoğaltın.

Sık Yapılan 10 Hata

  1. Türkçe siteyi çevirip İngilizce site sanmak. Alıcının sorduğu teknik sorular yanıtsız kalır.
  2. Reklamı ana sayfaya yönlendirmek. "CNC machining" arayan kişiyi kurumsal ana sayfaya atarsanız hemen çıkar.
  3. Google'da konum hedeflemesini varsayılan bırakmak. Bütçeniz "o ülkeye ilgi duyan" aracılara gider.
  4. Almanca kampanya açıp İngilizce sayfaya göndermek. Dönüşüm oranı çöker.
  5. Almanca sayfaya İngilizce canonical vermek. Almanca sayfanız Google'a hiç girmez.
  6. Ürün bilgisini sadece PDF katalogda tutmak. Google okuyamaz, alıcı indirmek istemez.
  7. Aylık 300 dolarla iki ülkede test yapmaya çalışmak. Veri birikmez, karar veremezsiniz.
  8. Form sayısını başarı saymak. Ölçülmesi gereken nitelikli talep ve kazanılan brüt kârdır.
  9. Fuar ve e-posta taleplerini CRM'e almamak. Kanal karşılaştırması bozulur, bütçe yanlış yere kayar.
  10. Devlet desteğini otomatik sanmak. Tanıtım desteğinin çoğu yurt dışı birim veya marka tesciline bağlıdır; ön onay ve belge şartları vardır.

Bursa'da üretim yapıyor ve yurt dışı müşteri edinimini sisteme bağlamak istiyorsanız, mevcut durumunuzu birlikte çıkaralım: hangi ürün hangi pazara uygun, İngilizce siteniz alıcının sorularını yanıtlıyor mu, hangi destekten yararlanabilirsiniz. Bize ulaşın — önceliklendirilmiş bir yol haritası paylaşalım.

Kaynakça

Bursa ve ihracat verileri

Google resmî dokümanları

LinkedIn ve pazaryerleri

Devlet destekleri

Bu yazıdaki tıklama maliyeti, talep maliyeti ve bütçe tabloları planlama varsayımlarıdır; Google, LinkedIn veya platformların yayımladığı resmî fiyatlar değildir. Gerçek maliyet açık artırma, rekabet ve sektöre göre değişir — kendi hesabınızdaki verilerle doğrulayın. Devlet destekleri bölümü bilgilendirme amaçlıdır; başvuru öncesi bağlı olduğunuz ihracatçı birliği, KOSGEB müdürlüğü veya yetkili danışmanla teyit ediniz. Destek üst limitleri her takvim yılı başında güncellenmektedir.

Her an gelişen dünyada takip edemeyeceğiniz kadar çok fazla dijital bilgiye sahibiz. Sizin için kullanalım.

info@mayatavision.com